(Hayatımdaki bazı değişiklikler yüzünden çok uzun zamandır sessiz kaldım. Yeni şartlara alıştıktan sonra yazılar eski hızına dönecek umarım.
SosyalMedya.CO için dün yazdığım yazıyla kendimi biraz affettirebilirim belki.)
İnsanlık tarihini incelediğinizde bütün büyük sorunların, yönetenlerle yönetilenler arasındaki kopukluktan kaynaklandığını fark edersiniz. Seçme ve seçilme hakkı, güçler ayrılığı, yazılı kanunlar vs. hep bu kopukluğu telafi etmek için geliştirilmiş yöntemlerdir.
Yöneticilerimizin biz İnternet kullanıcılarını denetlemek için koyduğu kuralların bir türlü yerine oturmamasının sebebi tam da bu gibi görünüyor. Onlar küçüklüklerinden beri benimsedikleri bir tür hayat yaşıyorlar, biz ise tamamen farklı bir tür.
Birincisine “Çevrimdışı Hayat” denilebilir. Bu hayatı yaşayanların temel haber kaynakları günlük gazete ve televizyon. Buralardaki yorumlardan besleniyorlar. Bürokratik bir göreve gelemedikleri sürece edilgenler. Belki de bu yüzden yöneticilere bizim pek anlayamadığımız derin bir saygıları var. Yönetenler ve yazanlar tarafından üretilen bilgiyi alıyor, yorumluyor ve çevrelerindeki beş-on insanla tartışıyorlar, o kadar. İçerik yaratma ve yayma güçleri çevrimiçi yaşama geçmedikleri sürece çok çok az.
…
Yazının tamamı için logoya tıklayın.
İlginizi çekebilir:
Blogger isyanının anatomisi: Can’t Touch This!
2011′in gözde meslekleri arasında diktatörlük yok
UyduNet’ten ücretsiz sansür hizmeti


Posted on 10 May 2011
0