Heroes’a Ekran Memuru katkısı

Posted on 06 Mar 2009

1


heroes_001

Maalesef imkanım olmasına rağmen İnternet’ten dizi indirip izlemek için biraz fazla tembel bir insanım, tabii Lost istisna (“madem tembelsin her gün buraya niye yazı yazıyorsun” derseniz “hacı o değil de BBG’de Filozof Eray vardı nooldu ona?” diyerek ustaca konuyu değiştiririm). Bu yüzden de genelde CNBC-e ve e2 sayesinde dizileri takip edebiliyorum.

Bu aralar en çok sardığım dizilerden biri Heroes. Geçenlerde televizyonda yayınlanan bölümlerden birinde karakterlerden birinin süper gücü ‘sandalyeyi yerden söküp duvara atmak’ olunca, yazarların ciddi bir yaratıcılık krizine girdiğini hissettim ve elimden gelen katkıyı yapmaya karar verdim. Amaç, bundan sonraki bölümlerde daha orijinal güçlerle karşılaşalım, dizi şenlensin, biz de neşemizi bulalım.

İşte Ekran Memuru’ndan Heroes‘a özel karakter önerileri. Telif falan istemiyorum. Gelsinler bu yazının altına “paylaşım için teşekkürler. +rep” desinler yeter. Bak o kadar İngilizce çeviri butonu koyduk yan tarafa. Okumamak için bahane yok.

Alexander Socrates: Karşıdaki insan ne kadar haklı olursa olsun söylenen her şeye ters bir soruyla karşılık vererek insanın yaşam enerjisini emiyor. Her diyalog sonrasında daha da güçleniyor. Eğer karşıdaki susmaya karar verirse provoke edici görüşler ileri sürerek onu tahrik ediyor.

Diziye giriş sahnesi: Sylar tarzı bir açlık içinde olan Alexander bir kafeye girer ve tezgahtara, “nasıl hocam seçimde AKP alır mı sence yine?” diye sorar. Gelen cevap üzerine “öyle diyorsun ama adamlar da çalışıyor valla…” diye cevap verir. Tezgahtar dizleri üstüne çökmüştür bile.

Dariah Baikal: Eline geçirdiği bütün malzemeleri voodoo bebeği örmek için kullanabiliyor. En tüyler ürpertici yanı, en yakın arkadaşı Alexander’dan öğrendiği yöntemlerle herkesi pastörize süt içmeye ikna edebiliyor olması. Bir sonraki güneş tutulmasını izlemek için cebinde disket taşıyor.

Diziye giriş sahnesi: Bir otomobilin içinde sakince oturan Dariah’ın yüzünü görürüz, sahne genişler. Kahramanımız, gözlerinde şeytani bir bakışla voodoo bebeği örmektedir. Sütçüden pastörize edilmemiş süt alan bir kadını bu bebekle cezalandırmayı planlamaktadır.

The Punishment: Gerçek adı bilinmiyor. Süper gücü, karşıdakinin anlayamayacağı kadar hızlı konuşmasına rağmen inandırıcı olabilmesi. Bir konuşmayı tamamladığı anda bulunduğu yerden kaçmanız gerekiyor. Çünkü “ne dedim ben şimdi?” dediği anda karşıdakinin beyin kabuğu kanamaya başlıyor.

Diziye giriş sahnesi: The Punishment, kendisiyle görüşmeye gelen Nathan Petrelli’yle konuşmaya başlar. Hiçbir şey anlamayan ama “haklısın birader” tadında kafasını sallayan Petrelli’nin gözlerindeki panik ifadesi rahatlıkla okunabilmektedir.

EFKAP (The Erkan Formerly Known as Prince): Herhangi bir süper güce ihtiyacı yok. Yüzüne bakan taşlaşıyor ve sonrasında da toz haline geliyor.

Diziye giriş sahnesi: Normalde bir pelerinle gezen EFKAP, polisler tarafından tutuklanan arkadaşı Dariah’ı kurtarmak için bir polis merkezine girmiştir. Kapıdan giren pelerinli adama anlam veremeyen polislerden biri “Şükrü şu kamerayı kapat bakiim bize eğlence var galiba” derken EFKAP hafifçe pelerinini geriye atar…

Hayrını görün.

Posted in: Amaçsızcasına