Modüler müzik

3 03 2009

legoartKim Lego‘ların çocukluğumuzda kaldığını iddia edebilir? Sanal kültürün ürünlerini en iyi özetleyen sembol Lego‘dur. Ev eşyalarından içeceklerimize, bilgisayarlarımızdan okuduğumuz haberlere ve romanlara kadar her şey birbirinden ayrılıp yeniden birleştirilebilen parçalardan oluşuyor. Yedek insan böbreği yetiştirilecek tarlalar olarak kullanılan fareler de buna dahil, modüler mutfaklar da.

Bunun mükemmel örnekleri de tabii ki müzikte sürekli karşımıza çıkıyor. Dikkat ettiyseniz tarım toplumuna has müziklerde parçalanabilecek bir çok katmanlılık yoktur. Müzik ya tek seslidir, ya da operalarda olduğu gibi çok sesli olsa da katmanları o kadar karmaşık bir şekilde birbirine geçmiştir ki ayrı ayrı kullanma şansınız yoktur. O kültür içindeki insanlar zaten bu tip bir bakış açısına sahip olmadıklarından, bir konçertonun herhangi bir katmanını alıp başka bir eserde kullanmazlar çünkü o katman o konçertoya aittir.

Bizim toplumumuzda, yani ekran toplumunda artık bütün şarkılar farklı farklı yerlerde kullanılabilecek çok amaçlı katmanlardan ve parçalardan oluşuyor. Bir şarkının herhangi bir parçası veya katmanı alınıp, başka bir şarkının temelinde kullanılabiliyor. Bu iki şarkı tarzları birbirine taban tabana zıt sanatçılar tarafından söylenebiliyor. Aynı tabanı paylaşan bu şarkılar, ne birbirinden ayırt edilebiliyor, ne de tek şarkı olarak kabul edilebiliyor.

Hangi kültür iki şarkıyı birbirinden ayırt etmeyi bile imkansızlaştıran bu kültürden daha fazla belirsizlik dolu olabilir?

Depeche Mode – Personal Jesus

Hilary Duff – Reach Out (and Touch Me)


>> Ekranda yaşamak (20 Şubat 2009)


İşlemler

Bilgi

Yorum yapın