Döv beni

13 02 2009
"Kadına mı gidiyorsun, kırbacını unutma" -Nietzsche

Albert Camus, "Güzellik dayanılmazdır, tüm zamana yaymak isteyeceğimiz sonsuzluğu bir an için göstererek bizi çaresiz bırakır" demişti. Chris Brown'ın sorunu da budur belki?

Amerikan magazin basını son birkaç gündür tek bir konuya odaklanmış durumda: Chris Brown gerçekten Rihanna’yı dövdü mü?

RİHANNA FOTOĞRAFLARI İÇİN TIKLAYIN.

(ŞAKA ŞAKA, SAKIN TIKLAMAYIN.)

Böyle dedikodular çıkınca sorulan soru hep aynıdır: olay gerçekten oldu mu, yoksa reklam çabası mı?

Bir kere şöhretler arasındaki bütün kavgaların yalan olduğunu iddia etmek herhalde gayet salakça olur. Eninde sonunda onlar da kavga ediyorlar. Yani bize ulaşan kavgaların bir kısmı fabrikasyonsa, bir kısmı da gerçek olsa gerek.

Ama bu kadar açıkça saçma olan bir sorunun tekrar tekrar sorulmasının da bir sebebi var: ekran aracılığıyla tanıdığımız insanların dünyasında bu tarz olaylar, gerçekte bıraktıkları etkiyi bırakmıyor. En hafif tabiriyle “tatsızlık” denilebilecek bir kavga, hatta çok basit bir tokat (Hande Ataizi’nin yediği tokadı hatırlayın mesela), reklam görevi görüyor.

Çünkü ekrandaki olayların aslında herhangi bir şekilde sınıflandırılması mümkün değildir. Yüzeysel olarak bir din programını bir müzik programından, bir ekonomi haberini bir sağlık haberinden ayırt ettiğinizi düşünebilirsiniz. Ama hepsi aşağı yukarı aynı kalıbın farklı şekilde sunulmuş yansımalarıdır. Hepsinin dikkat çekmesi için benzer kurallar gerekir.

Bu kurallardan biri de tabii ki sıradanı sıradışı gibi gösterecek herhangi bir durumdur. Başroldeki erkek oyunculardan biri kadın karakteri canlandırabilir; filmin sevişme sahneleri kaçak olarak İnternet’te yayılabilir, iki oyuncu sette kavga edebilir, bir programın sunucuları kamerayı kapalı sanıp pot kırabilir, bir yorumcu canlı yayında küfredebilir…

Farkındaysanız yukarıdaki listede mahremiyetin ihlalinden kavgaya, skandaldan mizaha her şey var, ve hepsi aynı mesajı vermeye yarıyor: “bu yapım sıra dışı, diğerleri yerine bunu izle“.

Dolayısıyla, asıl konu Chris Brown’ın Rihanna’yı dövüp dövmemesi değil, Rihanna’nın dayak yemiş bir kadın olma, yani diğer şarkıcılardan ayırt edilebilme ihtimali.

Peki gerçekten dayak yedi mi? Kimin umurunda? Sanki bu konudan tekrar bahsedilmese bir hafta sonra herhangi biri bunu hatırlayacak.

_______________

> İlginizi çekebilir:

Yakalandı! Şok şok şok! (17 Ocak 2009)


İşlemler

Bilgi

6 cevap

13 02 2009
~

bazı insanlar dövmekten sadistçe bir haz duyuor olsa gerek, ne tuhaf insanlar var değil mi sefkili ekran memuru?! o halde ne diorus; vah vah yazık kızcağıza.

13 02 2009
Ekran Memuru

evet sayın tilda, gerçekten de inanılır gibi değil. o halde “ellerin kırılsın chris” diyorum ben şahsen.

13 02 2009
~

gerçi “ellerine sağlık” da diyen vardır böle dex ruh hallerinde olanlar mesela deil mi?

13 02 2009
Ekran Memuru

şu dünyada her çeşit deli mevcut.

15 02 2009
~

bilmez miyim!

18 06 2009
esma

ben rıhannanın turkçesıyım yanı rıhanannın ıstemeden ona ozanmeden benzeyen ıkızıyım gerek aıle gerek zevk gerek se tıp ozellıkle tıp olarak ıkız gıbıyım
:)
yalan yok
bengu de ney kı

Yorum yapın